“Hüküm ve ayırım gününe!
Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin!
O gün vay yalanlayanların hâline!
Biz öncekileri helâk etmedik mi?
Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız.
Biz suçlulara işte böyle yaparız.
O gün vay yalanlayanların hâline!” (Mürselât 13–19)
Hüküm Günü Kaçacak Yer Olmayan An
O gün, ne diplomatik dokunulmazlık işe yarar, ne banka kasalarının şifreleri, ne de medya manşetleri.
Gökyüzü yarılır, dağlar savrulur, yeryüzü bütün yükünü kusar.
Ve işte o an, “Hüküm ve Ayırım Günü” gelir.
O gün, zalim ile mazlum, kirli ile temiz, sahte ile hakiki ayrılır.
Ve hiçbir güç, zalimi mazlumun karşısında kurtaramaz.
Geçmişin Helak Olanları
Nuh’un kavmi sulara gömüldü.
Âd kavmi rüzgârla savruldu.
Semûd, yıldırımların altında yok oldu.
Lût’un halkı yerle bir edildi.
Karun, hazineleriyle birlikte yerin dibine geçti.
Onların hepsi, hakikati yalanladıkları için helâk oldular.
Ve bugün… modern binalarınız, gökdelenleriniz, roketleriniz, yapay zekâlarınız sizi onlardan daha güvenli yapmaz.
Bugünün Zalimleri
-
Çocukların gözlerinin içine bakarak bombalar yağdıranlar…
-
Bir lokma ekmek uğruna saatlerce çalışan ellerin hakkını gasbeden patronlar…
-
Servetlerini korumak için yasaları, medyayı ve dini bile satın alan düzen sahipleri…
-
Dünyanın nimetlerini, Allah’ın tüm kullarına ait olduğu halde, sanki kendi mirasıymış gibi saklayanlar…
Siz de aynen öncekiler gibisiniz.
Aradaki fark sadece kullandığınız araçlar.
Ama hükmün gelmesi açısından hiçbir fark yok.
İnkârın Sonu
Siz bu günü “uzak” sanıyorsunuz.
Oysa hüküm günü yaklaşmakta.
İnkâr ettikçe, zulmünüzü normalleştirdikçe, kendinizi o günü yalanlayanların safında buluyorsunuz.
Ve Allah buyuruyor:
“Biz suçlulara işte böyle yaparız.”
O gün, her şey tersine dönecek:
Mazlum, başını dik tutacak; zalim, yerin dibine bakacak.
Dünya boyunca susturulanlar konuşacak; siz ise susmaya zorlanacaksınız.
Topladığınız mallar, kazandığınız kanlı servet, şahitlik yapacak: “Bu, mazlumun hakkıydı!”
Son Çağrı
Ey insan!
Ölmeden önce uyan.
Çünkü bu çağrı, yalnızca zalimlere değil, zulme sessiz kalanlara da yapılmıştır.
O gün geldiğinde, “Bilmiyordum” deme hakkınız olmayacak.
Bugün duyduğunuz bu sözler, yarın mahşerde üzerinize delil olarak dikilecek.
Ve şunu unutmayın:
“O gün vay yalanlayanların hâline!”
O hâl, öyle bir hâl ki, geri dönüş yok.
Bahadır Hataylı/15.08.2025/Sancaktepe/İST