Bu Blogda Ara

10 Ağustos 2025 Pazar

Hesap Gününe Doğru Zulmün ve Sessizliğin Şahlanışı

 


"Güneş Dürüldüğü Zaman"

Gökyüzü Kapanırken İnsanların Gafleti

Ey insan! Dinle…
Bir gün gelecek, bu gökyüzü, şu gözünü kamaştıran güneş, şu ışık saçan yıldızlar, şu yüce dağlar… Hepsi bitecek. Çünkü Rabbimiz buyuruyor ki,

"Güneş dürüldüğü zaman, yıldızlar dökülüp dağıldığı zaman, dağlar yürütüldüğü zaman…" (Tekvîr, 81/1-3)

Bu bir masal değil, bu bir ihtimal değil, bu kesin bir hakikat. O gün, gök bir kumaş gibi dürülecek, yıldızlar çakıllar gibi dökülecek, dağlar pamuk gibi savrulacak.
Ama sen, hâlâ açlıktan ölen bir çocuğun fotoğrafını görüp telefonunu kaydırmaya devam eden insanoğlu… Sen hâlâ, zulüm haberi gelir gelmez “geçelim başka konuya” diyebilen gafil… Sen hâlâ, kalbinin titreyeceği tek yerin banka hesabın olduğu insan…

Allah’ın Kâinata Yazdığı Uyarılar

Kâinat boşuna yaratılmadı. Her yıldız, her yağmur damlası, her deprem, her salgın… Hepsi birer ayet, Rabbimiz buyuruyor ki,

"Onlar göklerde ve yerde Allah’ın kudretine ait nice delillerden geçerler de, onlara sırt çevirirler." (Yûsuf, 12/105)

Bak, tarihteki helaklara…
Nuh kavmi suyla, Lut kavmi taşla, Firavun boğularak, Semud bir çığlıkla, Âd kavmi kasırgalarla yok oldu. Hepsi, zulmün zirvesindeydi. Hepsi, mazlumların iniltisini hiçe sayıyordu. Hepsi, peygamberlerin uyarılarını duymazdan geliyordu.

Bugün de farklı değil.
Gazze’de bir bebek, süt yerine kana bulanmış su içiyor. Sudan’da anneler, açlıktan ölen çocuklarının başında taş gibi donmuş bakışlarla oturuyor. Ama petrol zengini ülkelerde lüks arabaların egzozundan çıkan duman gökyüzünü kaplıyor.

Zulmün Arşı A’lâya Yükselmesi

Zulmün iki boyutu vardır: Zalimlerin yaptığı ve seyredenlerin sessizliği.
Allah, her ikisini de hesaba çeker. Buyuruyor ki:

"Nice memleketleri helak ettik; azabımız geceleyin yahut gündüz uyurlarken geldi de, çığlıkları şu oldu: 'Gerçekten biz zalimlermişiz!'" (A’râf, 7/4-5)

Bugün dünyada açlık, artık gıda kıtlığından değil, şeytanî düzenin kontrolünden kaynaklanıyor. Depolar dolu ama fakire ulaşmıyor. Üretim bol ama yoksula satılmıyor. Çünkü sistem, domuzlar gibi şişmiş doymak bilmeyen elitlerin çıkarı üzerine kurulu.

Bunların sofralarında çöpe dökülen yemekler, Afrika’da bir köyü doyuracak kadar. Ama onlara göre bu normal… Tıpkı Firavun ’un, halkı piramitlerde taş taşıtırken sarayında altın tabaklarla yemek yemesi gibi.

“Müslüman” Olduğunu Söyleyenlerin Sessizliği

En sarsıcı olan, zalimlerin zulmü değil… En acısı, “Ben Müslümanım” diyen ama zulme sessiz kalanların çokluğu.
Allah buyuruyor:

"Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size ateş dokunur." (Hûd, 11/113)

Ama bugün, zulmün önünde diz çöken, hatta onunla ticaret yapan, onunla fotoğraf çektiren, onunla petrol anlaşmaları imzalayan yöneticiler var. Üstelik cuma hutbesinde gözyaşı döküp aynı gün zalime silah satanlar…

Bunlar yalnızca yöneticiler değil; sosyal medyada “Filistin davası kutsaldır” diye yazıp, aynı gün zalimlerin markalarına para kazandıran halk da aynı gaflette

Allah’ın Mazlumlara Yardımı ve Zalimlerin Kaçınılmaz Sonu

Allah buyuruyor:

"Biz peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında, hem de şahitlerin kalkacağı günde mutlaka yardım ederiz." (Mü’min, 40/51)

Bazen bu yardım anında gelir, bazen yıllar sonra. Ama gelir. Bedir’de, Hendek’te, Mekke’nin fethinde geldiği gibi.
Mazlumların duası Arş’a yükselir, melekler “Amin” der, Allah da “İzzetim hakkı için seni mazlumun intikamını almadan bırakmayacağım” buyurur.

Zalimler ise kendi tuzaklarında boğulur:

"Allah, zalimlerin tuzaklarını boşa çıkarır." (Enfâl, 8/18)

Bugün teknolojiyle, medya gücüyle, parayla her şeyi kontrol ettiklerini sananlar; yarın gökyüzü yarıldığında, dağlar savrulduğunda, nefes alacak hava bile kalmadığında, kaçacak delik bulamayacaklar.

Kâinatın Sarsılması ve Son Uyarı

Allah buyuruyor:

"Kıyamet onlara ansızın gelip çatıncaya kadar beklerler mi? Onun alametleri gelmiştir bile; fakat bunlara bakıp da nasıl öğüt almazlar?" (Muhammed, 47/18)

Depremler, seller, kuraklıklar, salgınlar… Bunlar yalnızca meteorolojik olaylar değil; bunlar Rabbin insanlığa “Dur!” deyişidir.
Ama insanlık hâlâ kibrinden vazgeçmiyor. Hâlâ ticaretini, siyasetini, eğlencesini sürdürmekten başka bir şey düşünmüyor.

Hesap Günü ve Geri Dönüşü olmayan an

"Sûra üflenince, Allah’ın diledikleri müstesna, göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp bayılır; sonra bir daha üflenince hemen ayağa kalkıp bakışırlar." (Zümer, 39/68)

O gün ne doların, ne altının, ne silahın faydası olacak.
Mazlum, zalimden hakkını alacak. Sessiz kalan, hesap verecek.
Ve Rabbin, sonsuz adaletiyle herkese karşılığını verecek.

Erol Kekeç/06.08.2025/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:

"SABAH YAKIN DEĞİL Mİ?

"SABAH YAKIN DEĞİL Mİ?
Kendini herkese uydurmak için yontmaya koyulanlar, sonunda yontula yontula tükenip giderler.

Popüler Yayınlar

Bitsin Bu Zillet

Bitsin Bu Zillet
Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlar zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeleri vermesi, ancak irfan ordusuyla kaimdir. KEMAL ATATÜRK

Ağlatıpta gülene yazıklar olsun!...

Ağlatıpta gülene yazıklar olsun!...
Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil.

Senin rabbin sana senden yakın.....

Senin rabbin sana senden yakın.....

omuzlarında dünyayı taşıyan küçükler!

omuzlarında dünyayı taşıyan küçükler!
Zulüm yanan ateş gibidir, yaklaşanı yakar;Kanun ise su gibidir, akarsa nimet yetiştirir.

Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun!....

Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun!....
"Kuşlar gibi uçmasını,balıklar gibi yüzmesini öğrendik ama insan gibi kardeşce yaşamasını öğrenemedik..."

kelebek gibi hafif olun dünyada

kelebek gibi hafif olun dünyada

Kevserin Başında Buluşmak Umuduyla

Kevserin Başında Buluşmak Umuduyla

çöllerden geçerek varılır havuzun başına!

çöllerden geçerek varılır havuzun başına!